Terenin besin değerleri; 100 gramı 16 kaloridir, 3 gram Karbonhidrat, 1.3 gram Protein ve  0.5 gram Lif bulunur. Tere Otu, turpgiller familyasından gelen, yaprakları salata olarak yenen baharatlı ve yoğun aromalı bir bitki türüdür. İçerdiği yüksek bitkisel demir sebebiyle kansızlığa karşı etkili bir bitkidir. 

1. Demir Eksikliğine İlaç Gibi Gelir 

İçerdiği yoğun nohem demiri sebebiyle demir eksikliğine karşı en büyük bitkisel güçlerden biridir. Ispanak denildiğinde akla demir gelir ancak tere demir bakımından ıspanaktan daha zengin bir besindir. Kırmız et tüketmeyen vegan ve vegeteryanlar demir eksliğini kesinlikle tereden karşılamalıdırlar. 

2. Kemikleri Güçlendirir  
İçerdiği yoğun fillokinon menakinon açısından zengin bir besindir. Bu sayede tere, kemik sağlığını artırır ve kemiklerin ihtiyaç duyduğu K vitaminini sağlar.

3. Bağışıklığı Destekler 
Ascorbik asit açısından yüksek içeriğine sahip olan tere, bağışıklık sistemini serbest radikallere karşı korur. Ascorbik asit enfeksiyon ve hastalık riskinizi azaltmada yardımcıdır.

4. Tok Tutar 

Düşük kalorisi ve içerdiği yüksek diyet lifi sayesinde midede tokluk sağlayarak acıkmayı zorlaştırır.

5. Toksinlere Karşı Duvar Görevi Görür 

C vitamini içeriğinde yüksek olduğundan ağır metallere karşı vücut direncini korur. 

7. Kalp Damar Sağlığın Korur 

İçerdiği n3-n9 yağ asitleri sebebiyle kolesterolü düşürerek, kan akışın hızlandırır.

8. Diyabeti Önler 

Tere glisemik indexi düşük olduğundan kan şekerini düşürerek diyabet riskini azaltır.

9. Kanserden Korur 

İçerdiği flovonidler sayesinde kanser hücrelerinin çoğalmasını engeller. 

10.Kabızlığı Düzeltir 

Manisalı anne oğlunun karaciğeriyle hayata tutundu Manisalı anne oğlunun karaciğeriyle hayata tutundu

Tere, içeridiği lif sebebiyle bağırsakların çok çalışmasına sağlayarak kabızlığı düzeltir. 

11. Cilt ve Saç Sağlığına İyi Gelir

İçerdiği n3-n9 yağ asitleri sebebiyle herhangi bal ya da zeytinyağıyla karıştırılıp cilde sürüldüğünde yeni hücre oluşumunu tetikler. Böylece cilt ve saç hücreleri yenilenir. 

Kaynak: DERYA ÖZTÜRK