Günümüzde birçok insanın gerek iş hayatı yüzünden gerek sosyal hayatları yüzünden muzdarip oldukları  anksiyete (kaygı) nedir? Anksiyete ile nasıl baş edilir? Uzman Psikolojik Danışman Harun Ülger manisameydangazetesi.com.tr'ye yaptığı açıklamalar ile anksiyete ile baş etmenin yolları hakkında konuştu. 

Anksiyete bireyde neden ortaya çıkar ve bireyin sosyal yaşantısını nasıl etkiler?

İnsanların biribirinden farklı nedenlerden dolayı anksiyete sahip olduğunu ve anksiyetenin stres durumunda ortaya çıkan bir doğal tepki olduğunu söyleyen Uzman Psikolojik Danışman Harun Ülger;

"Birçok kişi, yoğun iş temposu, sosyal baskılar, ekonomik endişeler ve kişisel sorunlar nedeniyle anksiyete (kaygı) yaşamaktadır. Anksiyete, normalde karşılaşılan stres durumlarında ortaya çıkan doğal bir tepkidir. Belirsizlik karşısında bireyin değerlerinin tehlikeye düşmesi ihtimali kişide bir endişe halini başlatır ve bu hal bizi kaygı duygusuna götürür. Ancak, bu duygu aşırı ve kontrol edilemez hale geldiğinde yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Kişinin kaygıyı yaşadığı durumlar ne kadar olumsuz gözükse de olumlu olan tarafı kaygılarımızın bizim değerlerimizi yansıtıyor olmasıdır. Değerlerimiz olarak sağlığımız, arkadaşlarımızın ve ailemizin varlığı, onlarla uyumumuz, maddi gelirimiz gibi bir çok kişi için önem arz eden konular değerlerimiz olarak belirtilebilir. Anksiyeteden kurtulmanın yolları üzerine bilinçlenmek ve uygun yöntemleri uygulamak, kaygının  üstesinden gelmek için önemlidir."dedi

Anksiyete fiziksel ve psikolojik olarak kendini nasıl belli eder?

Harun Ülger, anksiyete belirtilerinden biri olan derin nefes alma ya da nefes alamıyormuş gibi hissetme olduğunu belirterek sorduğumuz soruya şöyle cevap verdi;

"Anksiyete(kaygı), fiziksel ve psikolojik belirtilerle kendini gösterebilir. Bu belirtilerin başlama serüvenini hızlıca anlatacak olursak kaygı dediğimiz duygu bir problem durumunun olabilme ihtimalini gösterdiğinden dolayı beynimiz bu durumdan kaçıp kurtulabilmemiz için bizi kaçışa hazırlar. Bu kaçış genellikle fiziksel olarak düzenlendiğinden dolayı vücut maksimum performansla bizi bulunduğumuz yerden kaçırmaya hazırlar. Kaçabilmek için enerji gerektiğinden bu enerjinin yolu da oksijenden geçtiği için kişinin derin nefeslere ihtiyacı varmış veya nefes alamıyormuş hissiyatını oluşturur. Kaçış için teyakkuz haline geçen vücut işleyişini hızlandırmak adına kalp ritmi artış göstererek kan dolaşımını hızlandırır ve kan dolaşımı hızlandığında damarlar da daralarak basınç artışına sebep olur. Kan basıncının artması hipertansiyon durumudur ki o esnada baş dönmesi, karıncalanma ve kaşınma, uyuşma ve baş ağrıları gibi bu durumdan kaynaklı belirtileri görebiliriz. Tehlike durumlarında göz bebeği görüş açısını keskinleştirmek için büyüdüğünde anlık görme problemleri oluşabilir. Kalp basınç yaptığı için göğüste ve sırtta ağrıların olması da normaldir. Kaslar kasıldığından dolayı boyun, sırt ve kas ağrıları da normaldir. Tüm bu belirtiler sadece bizi korumak isteyen beynin bizi kaçışa hazırlayışıdır."

Whatsapp Image 2024 03 24 At 13.01.19

Kaygının fiziksel belirtilerini hafifletmek için ne yapabiliriz?

Anksiyete sahibi bireylerin zayıf noktalarını güçlendirmesi gerektiğini belirten ama yinede bir uzmandan yardım almalarını söyleyen Harun Ülger;

"Beynin her tehlike durumunda bu şekilde bir tepkiyle bizi karşılaştırıyor olması birey için zorlayıcı olabilmektedir. Kaygının fiziksel belirtilerini hafifletebilmek için yapılması gereken en önemli şeylerden biri kaygının oluşabileceği, kişinin kendini zayıf gördüğü noktaları güçlendirmesidir. Çünkü bizim için tehlike oluşturabilecek durumları ne kadar kontrol altına alır ve kendimizi tehlikeyle mücadele edebilecek boyutta güçlendirirsek kaygının yoğunluğunu en aza indirebiliriz. Bunun için profesyonel bir destek almak en etkili yoldur. "ifadelerini kullandı.

Manisalı aşçıdan Ramazan’ın 28. gününe özel iftar menüsü Manisalı aşçıdan Ramazan’ın 28. gününe özel iftar menüsü

Kaygıyı yönetebilmek için bir teknik var mıdır?

Kaygıyı yönetmek için önce kaygılandığımız durumu tesipt etmemiz gerektiğini söyleyen Harun Ülger son olarak Manisameydangazetesi.com.tr mikrofanlarına şunları söyledi;

"Kaygıyı yönetebilmek için öncelikle kaygılandığımız esas durumu tespit etmemiz ve hemen bizim için kaygıya sebep olan, yaşanma ihtimali olan tehlike durumunun yaşanmaması için şimdi ve hemen ne yapabilirim odaklı düşünerek bekleme modundan hareket etme moduna geçmeliyiz. O esnada belirtilerin verdiği huzursuzluğu azaltmak adına artmış olan oksijen seviyesini düşürmek gerekir. Bu oksijeni düşürmek için 4-4-4 nefes tekniğini uygulamak gerekir. 4 saniye boyunca nefes alın sonra 4 saniye boyunca nefesinizi tutun ve 4 saniye boyunca nefes verin. Bu 4-4-4 nefes tekniğini uygulamak nefes kontrolünün sağlanmasıyla oksijen ve karbondioksit dengesini sağlayarak bizi sakinleştirecektir. Kaygıyı azaltmada sağlıklı beslenmek, düzenli aktivite ve spor faaliyetleri, meditasyon, nefes çalışmaları gibi egzersizler etkili olabilir fakat bunlar sadece ihtimallerdir esas yapılması gereken bireyin profesyonel uzmanlardan destek almasıdır. Eğer günlük yaşamınızı sekteye uğratacak boyutta kaygılarınız varsa bunun için mutlaka bir uzmana danışın."

Muhabir: ÖZGE AY