Son günlerine girdik
31 Mart yerel seçimlerinin
Daha evvelki yazılarımda yazdığım gibi
Adrenalin, heyecan çok fazla
Fakat özellikle ulusal görsel ve yazılı basında
Adayların mal varlıkları tartışması öne çıkmaya başladı
Öncelikle şunun altını çizelim
Hiç kimsenin malı, hiç kimseyi ilgilendirmez
Bu ilgilendirmezin sınırı nereye kadar?
Sınır kamu görevi yaparken edinilen mal varlıkları olmalı
Bu nasıl tespit ediliyor?
Belediye başkanları, meclis üyeleri mazbatalarını
Aldıktan sonra belediyenin ilgili birimlerine
Kendilerinin ve aile bireylerinin
Tüm mal varlıklarını bildirmek zorundalar
Aynı şekilde görev süreleri bitince tekrar 
Aynı bildirim yapılır
Aradaki artışın(varsa tabi) hesabı sorulur
Kim soracak devletin ilgili makamları
Zaten TC kimlik numaraları ile tüm vatandaşların
Her adımları devlet adım, adım izliyor
Televizyona çıkıp adayların, eşlerinin, çocuklarının
Paralarını, altınlarını, gayrimenkullerini 
Ortalığa saçmak tamamen saçmalık
Eski maliye bakanlarımızdan Zekeriya Temizel’in
Zamanında çıkarılan “nereden buldun” yasası vardı
Ömrü uzun olmadı yasanın, apar topar 
Kaldırıldı
Bir zamanlar tüm vergi mükelleflerinin vermesi zorunlu olduğu
“Servet Beyannamesi” vardı 
Her sene servetteki artışların kaynağı araştırıldı
Kaldırıldı
Havanda su dövmek gibi bir şey mal varlığı tartışılması
Başka bir boyutu da
Mal varlığının az ya da çok olması adaya 
Oy kaybettiril mi? ya da kazandırıl mı?
Bence seçmen mal varlığına göre değil
Projelere ve kişiliğe göre oy veriyor
Projelerinin içinde ben fakirim, ya da zenginim
İbaresi olanını ben görmedim