“UNCUBOZKÖY MAHALLESİNİ PARİS'E ÇEVİRECEK ŞEKİLDE BÜTÇENİZ VAR. BİZİM MAHALLEMİZDEKİ SU ALTYAPISINI YENİLEYECEK BÜTÇENİZ YOK?”

Resi̇m 1 Muhammet Karakuş

 MASKİ ile görüştüklerinde altyapıyı yenileyecek bütçelerinin olmadığı cevabını aldıklarını iddia eden Muhammet Karakuş: “Biz bu mahalleye 2020 yılında taşındık. Taşındık taşınalı, abartısız söylüyorum her hafta, her gün sularımız kesiliyor. Bunların hepsi MASKİ’nin kayıtlarında mevcut Büyükşehir Belediye Başkanından randevu talep ediyoruz. 4 yıldır bana randevu vermiyor. Ayrıca muhtarımız da randevu istiyormuş. Muhtarımıza da kendisi randevu vermiyormuş. Kendisinin söylediği budur” diyor.

 Uncubozköy Mahallesini Paris’e çevirecek şekilde bütçeleri var, bizim mahallemizin su altyapısını yenileyecek bütçeleri yokmuş diyerek isyan eden Muhammet Karakuş: “MASKİ ile gidip görüştüğümüzde de bize denilen şudur bizim bütçemiz yok, altyapıyı yenileyecek bütçemiz yok. Peki ben buradan soruyorum, Uncubozköy mahallesini Paris'e çevirecek şekilde bütçeniz var. Orayı yapacak bütçeniz var da bizim mahallemizde ki su altyapısını yenileyecek bütçeniz yok? Bunu sormak istiyorum. Her gün su kesintilerinden bıktık. Bu su kesintilerinden dolayı evimiz de makinelerimiz bozuluyor. Mahallemizin yolları mayın tarlasına döndü. Artık bıktık, bunun bir çözüme kavuşmasını istiyoruz.” diyor.

Resi̇m 2 Serap Ok

“KARTTA SU MU BİTTİ?”

Kartlı su kullandığını ve suyun kesilip kesilmediğini anlamak için komşuları aramak zorunda kaldığını belirten mahalle sakini Serap Hanım, çok uzun zamandır su sorununu yaşadıklarını ve ilgilenecek yetkili bulamadıklarını söylüyor.

Pazar günü dahi suların kesildiğini belirten Serap Ok: “Ben Alaybey’de oturuyorum devamlı sularımız kesiliyor. Şimdi kartlı olduğu için ben devamlı komşuyu onu bunu arıyorum. Hani kartta su mu bitti diye. Pazar günleri dahi kesiyorlar. Çok şikayetçiyiz bu durumdan bir de bazen arada az akıyor. Tazyik de zayıf yani. Sıkıntımız bu çözülmesini istiyoruz. Devamlı yaşıyoruz yıllardır var bu sorun devamlı kesiliyor. Çözülmesini istiyoruz. Yok hiçbir şey yok, ilgileneceğiz o kadar, yani si yok, o kadar, ne olacak bilmiyorum artık.” Diyor.

Resi̇m 3 Tarik Gülsen

“SOKAKLAR KÖSTEBEK YUVASI GİBİ, DEĞİŞEN HİÇBİR ŞEY YOK”

Alaybey’de on yedi yıllık esnaf olan Tarık Bey su sıkıntısının yeni bir olay olmadığını beş sene öncede su sıkıntısı yaşadıklarını hiçbir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor. Sokakların köstebek yuvasına döndüğünü, hiçbir şeyin değişmediğini ve ilgilenen kimsenin olmadığını dile getiriyor.

Haftada iki üç gün su kesintisi yaşadıklarını belirten Tarık Gülsen: “Burada esnafım, kuaförüm kendim, su kesintisi haftada iki üç kez yaşıyorum, sürekli kesintiler var. Bu ilk defa değil. Üç yıl önce vardı, beş yıl önce de vardı yeni olan bir olay değil. Sürekli yaşadığımız bir olay. Burada ben on yedi yıllık esnafım bunu hep yaşıyorum. Yani hiçbir şey değişmedi. Şikayet etsen de bilgiye alındı, kayda alındı, ilgilenilecek ama değişen bir şey yok. Yine aynı sorunu yaşıyoruz, sokaklar köstebek yuvası gibi ya… Gezip bakabilirsiniz yani her taraf kazık yani aynı olay. Değişen hiçbir şey yok. İlgilenen yok. Hep aynı sorunlar.”

Resim 4 Mustafa Kemal

“EN PAHALI SUYUNU BEN KULLANIYORUM”

Sürekli su kesintisi yaşadıklarını ama en pahalı suyu da kullandıklarının vurgusunu yapan Mustafa Kemal Bey aradıklarında telefonları açmadıklarını iddia ediyor.

“Atatürk’ün adı var bende Mustafa Kemal Altın. Yaşadığım sıkıntı ne olacak? Her gün su kesiliyor. En pahalı suyunu ben kullanıyorum. Esnaf olarak nasıl olacak bu?  Ondan sonra geliyorlar burada oy istiyorlar. Var mı öyle bir dünya? Daha ne söyleyeyim. Her gün bak… Bugün sabah gene kesik, ufacık dükkan da 400 Tl su parası ödüyorum ben. Ya bu olur mu? Her gün şu mahalle komple kesik komple her gün, yolları istersen çekelim her taraf ya…” 

“KIZINA DAĞDA VİLLA YAPMASINA BENZEMEZ. SULARI YAPSINLAR.”

Mustafa Kemal Bey: “Telefonları açmıyorlar, açmıyorlar hiç, derdimizi hiç anlatmıyoruz. Arıyoruz hemen zaten otomatik bağlamada. Şuraya bağlayacağım buraya bağlayacağım, o yok bu yok halledeceğiz tamam. Çünkü yer şeyi yok burada, söyleyiver eski düzen var burada. Yılların verdiği, ben 50 seneden beri buradayım. Aynı tesisat aynı! Burayı yapıyor buradan patlıyor. Bak şu mahalleye bir gidin köstebek yuvası gibi. Ya daha ne diyeyim? Ben paket dağıtıyorum. Alaybey’i ben biliyorum, daha ne diyeyim şimdi ağzımdan başka bir şey çıkmasın. En çok pahalı suyu şu Türkiye’de burası kullanıyor. 400 liralık su yüklüyorum şuradan, su yükleme matiği var 400 lira yüklüyorum 13 ton su veriyor adalet mi bu ya! Daha ne diyeyim! Kızına dağda villa yapmasına benzemez. Suları yapsınlar. Daha ne diyeyim. Başka bir şey demeyeceğim, derine girmeyeyim yani.”

 Resi̇m 5 Neri̇man Öztürk

“SABAH YİNE SU SIKINTISI VARDI”

Seçim zamanı kapı kapı gezerler ama bir arıza olduğunda ilgileneceklerini söyleyip kapatıyorlar fakat gelen olmuyor diyen Neriman Öztürk: “Bundan beş sene önce Dilşikar Mahallesinde oturuyordum, hep su sıkıntısı vardı. İki senedir buraya taşındık tekrar su sıkıntısı var. Ama seçime yaklaşınca kapı kapı gezerler. Bir arıza olduğunda aradığınızda ilgileneceğiz deyip kapatıyorlar ama gelen olmuyor. Sürekli su sıkıntısı… Sabah yine su sıkıntısı vardı. Biraz önce geldi sular, buna bir çare istiyoruz.” diye sitemini dile getiriyor.

Resim 6 Yüksel Acar

“CAMİLERDEN SU TAŞIYORUZ EVLERE”

En yüksek su ücretini Manisa olarak biz ödüyoruz, suyun en büyük sıkıntısını biz yaşıyoruz, camiden evlere su taşıyoruz diyen Yüksel Acar: “Yaşadığımız en büyük sıkıntı su sıkıntısı. Her gün evlerde sular kesiliyor. Sabah kalkıyoruz su yok, camilerden su taşıyoruz evlere. Hani en yüksek ücreti, su ücretini Manisa olarak biz ödüyoruz. Suyun en büyük sıkıntısını biz yaşıyoruz. Derdimiz o, hani bu arkadaşta berber tıraş yapacak su yok.  Evet bak şu anda su yok. Tıraş olacağız su yok!” diyerek isyan ediyor.

Resim 6 1

“SÜREKLİ TALEP OLUŞTURUYORUZ”

Berber dükkanında su sıkıntısı yüzünden beş litrelik bidonlar ile elemanına camiden su getirttiğini söyleyen mahalle esnafı olumlu yanıt alamamaktan şikayetçi.

“Müşteriler bekliyor sürekli elemana söylüyorum. Camiden şey yaptırıyorum. Genellikle beşlik şişelere su doldurtuyoruz. Yani su sıkıntısı Alaybey halkı olarak çok çekiyoruz öyle diyebilirim. Sürekli talep oluşturuyoruz. Olumlu yanıt vereceğiz diyorlar ama pek bir yanıtını da göremiyoruz işin açıkçası bu.”

Resim 6 2

“SEÇİM OLMADI MI PİYASADA YOKLAR”

Seçim olmadı mı piyasada yoklar diyen Yüksel Acar şöyle devam ediyor;

“Arıyoruz, tamam hallediyoruz, ilgileniyoruz o kadar… Söyledikleri kelime bu başka bir şey yok yani. En büyük sıkıntı su, her gün su sıkıntısı çekiyoruz. Çünkü susuz ev… Her şeye su kullanıyoruz, lavaboya kullanıyoruz… Ama bir kalkıyorsun su yok. Camiden eski devir gibi su taşı, eskiye dönüyoruz yani git gide. Söylenecek bir şey yok yani. Seçim zamanı geliyor hepsi gözüküyorlar. Seçim olmadı mı piyasada yoklar. İlla seçim günü göreceğiz. Seçimden önce kimseyi göremezsin, yan yana hayatta gelemezsiniz zaten, ama seçim oldu mu her şeyi dağıtıyorlar. Ev ev dolaşıyorlar.”

Resi̇m 7 Kamil Tatlıcılar

“CUMA SAATİNDE SUYU KESİYORLAR SANKİ İNAT GİBİ…  BEN KAVGA ETTİM KAÇ SEFER?”

Kırk yedi yıldır bu mahallede yaşayan Kamil Bey, cuma günü yaşanan su sıkıntısına dikkat çekip, cuma saati su kesilir mi diye yetkililere isyan ediyor.

“Benim adım Kamil Tatlıcılar ben kırk yedi senedir bu mahallede oturuyorum ama burada en büyük sıkıntı tabi arkadaşlarında dediği gibi su sıkıntısı var. Evet arıyorsunuz, boru patlağı var. Yapılacak… İki saat sonra gelecek.

Gece kesilmiş bizim haberimiz yok, sabaha kalktım bir açtım tazyik böyle olduğu gibi üstüme. Yani bildiri yok, bir şey yok, hiçbir şey yok, ha boru patlağı olur mu olur. Tabii bunlar eski şeyler ama, müdahalenin zamanında yapılması lazım.

Bir de cuma saatinde suyu kesiyorlar sanki inat gibi… Ben kavga ettim kaç sefer? MASKİ’yi aradım. Evet cuma saati ya cuma saati su kesilir mi?  Boru patlağı da olsa bırak o su aksın ama sen suyu ver bu millet cumasını geçirsin. Ondan sonra şey, camilerde ne kadar depo var?  Ben yirmi yıl dernek başkanlığı yaptım Hüsrev Ağa Camisinde depo var 7 tonluk tamam bitti iki saatte bitti.”

“ALTYAPI YOK HİZMET YOK, OTOPARK SORUNU ALMIŞ BAŞINI GİTMİŞ”

Su sıkıntısının yanı sıra otopark sorununa da değinen Kamil Tatlıcılar; “Altyapı yok, hizmet yok, otopark sorunu almış başını gitmiş. Yani sudan konuşuyoruz ama mahallenin gerçek isteklerini de söylemek lazım. Otopark sorunu… Ben bu mahallede oturuyorum ama ben burada Yörükler Derneği üstünde oturuyorum. Benim arabam şu anda Dilşikar Camisinin orada biliyor musun? Yıllarca uğraştık yıllarca...”

Resim 7 1

“BOZKÖY’DE GEZİYOR BEYEFENDİ BOZKÖYÜ’NÜ YENİLEMEYLE UĞRAŞIYOR”

Muhammet Karakuş; “Dört sene önce seçim zamanı bizim muhtarımıza sözde Cengiz Bey demiş ki, bu altyapıyı yenileyeceğiz. Bunun sözünü veriyoruz. Dört yıldır biz mahallemize geldiğini görmedik kendisinin. Bozköy'de geziyor beyefendi Bozköyü’nü yenilemeyle uğraşıyor.”

“AYRIMCILIK YAPIYORLAR”

Yolların sorunlarına da dile getiren Kamil Tatlıcılar; “Ben ne Cengiz Bey'i gördüm. Ne de Ömer Faruk Çelik’i. Görüşüyor muyuz? Görüşüyoruz, yolda görürsen sanki boynumuza sarılıyorlar. Ama bir iş söylediğin zaman hiçbir şey yok. Şimdi, mahalle yaptılar ya köyleri. Belenyenice Mahallesine bunların kırsal mahalle dedikleri. Kırsal mahallemi var? Burası şey mi ya, mezarda mı oturuyor millet? Kırsal mahalle diyorlar.

300 metre bir yolumuzu yaptıramadık. Çamurdan kışın, biz arabamızı köyün orada bırakıyoruz. 350 metre elimizde eşyalarla çoluk çocuk çamurun içinde, benim iki tane köpeğim öldü o yüzden.

Ama nerelere yapıyorlar onu söylediğin zaman kızıyorlar. Bozköy, İğdecik, Karaoğlanlı, Çobanisa gibi yerler bilhassa bu taraf İğdecik tarafına.

Neden bilhassa o tarafa dediniz diye sorduğumuzda Kamil Tatlıcılar; “Valla kendileri biliyorlar. Kendi konutları orda birde ayrımcılık yapıyorlar.” diyor.

Cengiz Ergün Kahvesi

“AVM’EM OLSUN BENİM KONUTLARIM BENİM YERLERİM DAHA ÇOK DEĞERLENSİN, BİLMİYOR MUYUZ CENGİZ BEY?”

Cengiz Ergün’ün üzerinde kendi resminin olduğu ve evlere dağıttırdığı Türk Kahvesi için önce benim suyumu ver, ondan sonra bana kahve gönder diyen Muhammet Karakuş: “Uncubozköy Mahallesine Meydan AVM’yi niye dikti? Gideceğini anladı çünkü beyefendi. AVM’em olsun benim konutlarım benim yerlerim daha çok değerlensin, bilmiyor muyuz Cengiz Bey ya? Herkes biliyor, kimseyi kandırmayın. Benim evime kahve göndermişsin, seçim propagandası için kusura bakma benim evde o kahveyi yapacak su yok tamam mı! Önce benim suyumu ver, ondan sonra bana kahve gönder.” diyor.

“ŞU PAZAR YERİ KALKSIN DİYE 2 YIL UĞRAŞTIM. YALANCILAR BUGÜN KAKIYOR YARIN KALKIYOR”

Memnun olmadığını belirten Kamil Tatlıcılar: “Kahve almamda, memnun da değilim. Şu pazar yeri şuradan kalkacaktı, ben bu mahallede iki dönem birinci azalık yaptım. Alaybey Camisinde rahmetlik Kemal’le ve Mustafa’yla şu pazar yeri kalksın diye iki yıl uğraştım. Yalancılar bugün kalkıyor yarın kalkıyor, yer bulduk ettik, hayırlı olsun imzalar mimzalar hepsi boş.

Ya bir cuma günü, bir cuma günü pazar kuruluyor. Şu yolu kapatmıyorlar. Hem trafik çalışıyor hem de kavga gürültü. Burada bir görsen. Ne burası ilçe diyorlar ne ilçesi hanımefendi ne burası ya Şehzadeler İlçe diye bir şey yok köy burası köy sabahın yedisinde şu cadde Seyfettinbey Caddesi tıkanır mı? Her taraf tıkanıyor. Ben köyden geliyorum Gediz Köprüsü’nün oradan buraya 45 dakikada buraya gelemiyorum ya arabamla böyle bir şey var mı nasıl ilçeymiş burası ne ilçesi kim hizmet edecek buraya…”

“SORUN ÇÖZÜLMÜYOR. SİZ ARTIK YOKSUNUZ”

Muhammet Karakuş; “Herkes başını çaresine bakacak, ben normalde burada röportaj niye yapayım baktığın zaman. Demek ki bir şeylere ihtiyaç var. Sorun çözülmüyor. Siz artık yoksunuz!” diye isyan ediyor.

Resi̇m 7 Kamil Tatlıcılar

“BANA DİYOR Kİ KAMİL AMCA YER BULDA YAPALIM. BAŞKAN SEN BANA YER BUL DEDİĞİN ZAMAN OLMAZ”

Otopark ile sorunun çözüleceğini ama yapılan otoparkı da belediyenin işletmesi gerektiğini, kimseye peşkeş çekilmemesi gerektiğinin üstüne basarak söyleyen Kamil Bey: “Şu pazar yerini şuradan kaldıramadık. Ha kalkmıyorsa kaldıramıyorsanız… Bana diyor ki Kamil Amca yer bulda yapalım. Başkan sen bana yer bul dediğin zaman olmaz. Aha caminin ora koca park var vakıflardan kirala yap otoparkı oraya bütün milleti yığ, ama otoparkı yapınca da kendin çalıştıracaksın. Ona buna peşkeş çekip de ona buna kiralarsan orasını, sonra o adamda arabasını oraya koymaz kendin çalıştıracaksın, kar beklemeyeceksin. Beş liraysa beş lira on liraysa on lira bak bakalım burada trafik sıkıntısı kalıyor mu, burada araba kalıyor mu?”

Kaynak: EYLEM TUNÇ