Manisalı 15 Temmuz gazisi o geceyi anlattı Manisalı 15 Temmuz gazisi o geceyi anlattı

Asrın Felaketi olarak nitelendirilen, 6 Şubat 2023 tarihinde 11 ilde gerçekleşen depremin üzerinden neredeyse 18 ay geçti. 50 bin can kaybının yaşandığı afet, çok sayıda ailenin yok olmasına neden oldu. Bunun üzerine Türkiye’de deprem konusu yeniden gündeme geldi. Özellikle deprem riski taşıyan şehirler belirlenerek önlemlerin alınması gerektiği uzmanlar tarafından açıklandı. Bu hususa rağmen deprem ile ilgili somut adımlar atılamıyor. Manisa’da çoğu bölgede kentsel dönüşümün başlatılamaması veya devamlılığın sağlanamaması tepkilere yol açıyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası Manisa İl Temsilcisi Bülent Bayraktar, Manisa’nın yüksek deprem tehlikesi alanında olduğunu söyledi. 

“Deprem riskinde yaşıyoruz”


Deprem tehlikesi haritasında Manisa’nın birinci derecede riskli bölgede olduğunu belirten Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri odası Manisa İl Temsilcisi Bülent Bayraktar,

“Bu nedenle deprem riski çok yüksek olan bir alanda yaşamaktayız. Manisa Celal Bayar Üniversitesi tarafından hazırlanan ‘Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Manisa Coğrafyası ve Depremsellik’ başlıklı raporda, Manisa’dan geçen fayların tarihsel hareketliliğiyle ilgili önemli veriler paylaşılmıştı. Manisa ve çevresi, Türkiye'nin üç büyük fay hattından biri olan Batı Anadolu Fay Kuşağı üzerinde bulunduğu için sık sık depremlerden etkilenen bir bölge olduğu tespit edilmiş ve ilgili kurumlara ayrıntılı raporlar sunulmuştu.  Manisa Fayı, 15 ve 25 kilometre uzunluktaki iki bölümden oluşup toplamda 40 kilometre uzunluğa sahiptir. Bu fayın batı segmenti, Manisa ilinin ekonomisi için kritik öneme sahip sanayi bölgelerinden geçmektedir. Fayın, yaklaşık 7 büyüklüğüne kadar deprem üretebilme potansiyeli bulunmaktadır. Ayrıca, Manisa'dan Sarıgöl'e kadar uzanan Gediz Grabeni Fay Sistemi'nin de 7.6 büyüklüğüne kadar deprem üretebilecek potansiyele sahip olduğu belirlenmiştir” diye konuştu. 

Manisa’dan Tarihi Çağrı! (1)


Barınma sorunu hızlıca çözülmeli!


Manisa ili ve yakın çevresinde son büyük depremin 178 yıl önce meydana geldiğini açıklayan Bülent Bayraktar,

“Bu durum tedirginlik yaratıyor. 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra önlemlerin yeteri kadar arttırılmadığı görülmektedir. Jeoloji Mühendisleri Odası olarak ülkemiz için devamlı çalıştık ve incelemeler yaparak bilimsel veriler yayınladık. 6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen 11 ilin barınma sorununu çadır ve konteyner kentlerde karşılamak zorunda kalan ve yaşam mücadelesi veren 1,5 milyonu aşkın insanımız için öncelikle insanca yaşam koşulu ve barınma sorunun çözümü konusunda çalışmalar hızlandırılmadır” şeklinde konuştu. 

Manisa’dan Tarihi Çağrı! (2)


Bayraktar, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kırsal ve kentsel alanda yaşayan insanlarımızın temel barınma sorununun hızla giderilmesi amacıyla bir dizi çalışmanın birlikte yürütülmesi gerekmektedir. Bu amaçla TOKİ, Emlak Konut, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü gibi merkezi idarelerin yanında, belediye ve il özel idareleri de konuyu sahiplenmeli ve bölgede yaşayan vatandaşlarımızın barınma sorununu kısa sürede çözecek tedbirler alınmalıdır. Kendi konutunu yapacak vatandaşlarımıza hazineye ait arazilerden ucuz arsa üretilerek, gerektiğinde bedelsiz verilmek suretiyle barınma sorununun çözümüne destek sağlanmalıdır.”

Manisa’dan Tarihi Çağrı! (3)

“Toplumsal acıların tekrar etmesi bizim elimizde”

Aklın ve bilimin ışığında çalışmalarına devam edeceklerini ifade eden Bülent Bayraktar, son olarak şunları söyledi:

“Jeoloji Mühendisleri Odası olarak bir kez daha ifade ediyoruz, doğa olaylarının afete dönüşmesi ‘kader’ değildir ve toplumsal acıların tekrar tekrar yaşanmaması bizim elimizdedir. Doğa kaynaklı olayların afete dönüşmemesi ve ülkemizde yaşanan acıların tekrarlanmaması için doğa ve teknoloji kaynaklı afet risklerine karşı ‘etkin bir mevzuat altyapısını, güçlü kurumsal yapılanmayı, afet güvenliğini önceleyen bir ekonomiyi, tedbirleri kararlılıkla uygulayan bir siyaseti ve afet farkındalığı yüksek bir toplumu’ yaratmak ve bu yolda ilerlemek zorundayız. Türkiye’nin afetlere hazır hale gelmesi için acil bir şekilde ‘Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ kurulması gerekiyor.”
 


 

Muhabir: ALİ GÖZEN