Yaz aylarının gelmesiyle birlikte orman yangınları artmaya başladı. Özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerinde neredeyse her gün farklı bir alan yok oluyor. Türkiye’nin en önemli şehirlerinden İzmir ve Muğla’da geçtiğimiz hafta orman yangınları büyüyerek yerleşim alanlarına ulaşarak maddi ve manevi zarar verdi. Konu ile ilgili Manisa Meydan Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) İzmir Şube Teknik Sorumlusu Selma Akdoğan, sıcak hava dalgalarının ve nem oranının orman yangınlarını tetiklediğini kaydetti.   

İhmal ve dikkatsizlik başta geliyor!

Yaz aylarında orman yangınlarının artmasının en önemli nedenleri arasında dikkatsizliğin olduğunu ifade eden ÇMO İzmir Şube Teknik Sorumlusu Selma Akdoğan,

“Yaz aylarında orman yangınlarının artmasının en önemli sebebi, sıcak hava dalgaları sırasında aşırı kurak koşullarda bitki örtüsünün nem miktarının azalması ve daha kolay yanıcı hale gelmesidir. Rüzgarlar ise yangının yayılmasına neden olarak kontrolünü zorlaştıran bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’de orman yangınlarının çıkış nedenlerine baktığımızda yüzde 90’dan fazlasının insan kaynaklı olduğu görülmektedir. İhmal ve dikkatsizlik en başta gelenidir. Bunlar, bahçe temizliği, piknik ateşi, sigara atılması yangına sebep olmaktadır. Bununla birlikte enerji nakil hatlarından kaynaklanan yangınların da sayısı artmaktadır. Orman bütünlüğünün bozulması, konut, sanayi, turizm gibi tesisler ile etkileşim yangın riskini artırmaktadır” diye konuştu. 

Orman yangınlarının yüzde 90’ı insan kaynaklı!

“Yaz aylarında kamp faaliyetlerine izin verilmemeli”

Selma Akdoğan, yangın riskinin ve tehlikesinin yüksek olduğu alanlarda, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğini söyledi.  Akdoğan,

“Bunun yanında, yanıcı madde düzenlemeleri, yangın, emniyetli yol ve şeritleri ile alanların yangın riski ve tehlikesini azaltmaya yönelik tedbirler alınmalıdır. Orman yangınlarının insan faktörlü olanlarını kontrol altına almak için orman içi izinli tesislerde bunlar özellikle yangın riski taşıyan bölgelerde ise verilen izin türüne farklı ve etkin yaptırımlar getirilmeli ve uygulamaya alınmalıdır. Yangın şeridi açılması, gerekli ekipman ile donatılmış yetkin ekibin bulunması, çadır veya kamp faaliyetlerine izin verilmemesi gibi önlemler alınmalıdır” şeklinde konuştu. 

Selma Akdoğan

                                                                                                                                           Selma Akdoğan

“Risk analizi yapılmalı”

Yangın riskinin arttığı dönemlerde ormanlarda denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğinin altını çizen Akdoğan,

“Orman alanlarına yakın tesislerde yangın risk analizi yapılarak çalışanların eğitiminden, ekipman temini ve bakımına kadar gerekli önlemler alınmalıdır. Yangın riski yüksek dönemlerde ormana girişler yasaklanmalı ve bu dönemlerde ormanlarda denetimler ve denetim ekiplerinin sayısı artırılmalı. Diğer yandan bu tesislerin izinleri için de zorunluluğu olmadığı sürece yangına hassas bölgeler için tesis kapasite ve sayısına en yüksek düzeyde tedbir alınarak bir kota konması, gerektiğinde belirli tarihlerde bu tesisler de de çalışma yasağı getirilmesi, izin ve çalışma süreçlerinin şeffaf şekilde uygulanması tedbir olacaktır” ifadelerini kullandı. 

Orman yangınlarının yüzde 90’ı insan kaynaklı!

Selma Akdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Vatandaşa silah doğrultan kim olursa olsun 15 Temmuz gecesi olduğu gibi karşısında dimdik dururuz Cumhurbaşkanı Erdoğan: Vatandaşa silah doğrultan kim olursa olsun 15 Temmuz gecesi olduğu gibi karşısında dimdik dururuz

“Rüzgar enerji santralleri bu anlamda oldukça kontrolsüz şekilde tesis edilmektedir. Yangınlara müdahale için özveri ile çalışılsa da yangın sayıları, kaybedilen alanlar göz önünde bulundurulduğunda yangın öncesi hazırlığın yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Yangın riskini ve olası zararları azaltmak ve afet yönetim süreçlerini doğru bir şekilde tanımlamak için ilgili tüm kurumların işbirliği ile iklim değişikliği senaryoları da göz önünde bulundurularak yangın eylem planları hazırlanmalı, yeterli araç, gereç ve personel bulundurulmalıdır. Orman içi verilen izinlerin kapsamları daraltılmalı, koşul ve standartları net olarak belirlenmeli ve etkin denetimi sağlanmalıdır. Hiçbir zaman hazırlık tam olamaz, her yeni bir olaydan sonra çözümleme yapılıp, yeni stratejiler değerlendirilmelidir.  İlgili kurumların önlemler, müdahaleler vb. konusunda tutarlı ve şeffaf bilgi paylaşımında bulunmalı, özellikle yaz aylarında yangına karşı seferberlik havasını topluma yaygınlaştırmalıdır.”

Ekosistem bütünlüğü risk altında! 

Günümüzde sadece yangınların Ege ve Akdeniz Bölgelerinde oluşmadığını dile getiren Selma Akdoğan, ormanların yok olmasının birçok doğal afete yol açacağını öne sürdü. Akdoğan,

“Yangın istatistikleri, iklim senaryoları ışığında ele alındığında sadece Ege ve Akdeniz de değil, farklı mevsimlerde artık ülkemizin Kuzey ve Doğu Anadolu Bölgelerinde de orman yangınına hassas duruma gelebileceğine işaret etmekte. Yanan ormanlar ile birlikte ekosistem bütünlüğü, nefes alanlarımız, yutak alanlarımız, hava, su, toprak gibi yaşamsal kaynaklarımızı koruyan, tüm canlılar için sağlıklı bir yaşamın temel kaynaklarından olan en önemli kaynaklarımızı kaybediyoruz. Ormanların kaybı erozyon ile birlikte sel ve taşkın riskinin artmasına, biyoçeşitliliğin azalmasına, iklim değişikliği etkilerinin daha fazla hissedilmesine yol açacaktır. Yangınlar ve tüm afetler için dirençli hale gelmek için risk ve tehlikelerin önceden belirlenmesi, afet öncesi hazırlık çalışmaları ile afet riskini ve zararları azaltacak önlemlerin alınması, afet anında ve sonrasında müdahale ve toparlanma adımları için planlanmanın önemini hatırlatmakta fayda var” açıklamasından bulundu. 

Muhabir: ALİ GÖZEN