Bu hafta sonu gerçekleşecek olan TYT ve AYT sınavına milyonlarca genç girecek. Uzman Psikolojik Danışman Harun Ülger sınav kaygısı ve bu kaygı ile başa çıkmanın yollarını siz değerli manisameydangazetesi.com.tr okuyucuları için açıkladı.

Sınav kaygısı, günümüzde pek çok öğrencinin karşı karşıya olduğu yaygın bir sorundur. Her ne kadar kaygının belirli bir düzeyi, öğrencilerin motive olup çalışmaları için gerekli olsa da, aşırı kaygı onların akademik performansını olumsuz etkileyebilir.  Sınav kaygısının nedenleri, belirtileri ve bu kaygıyı yönetmenin yolları nelerdir? Detaylar haberimizde...

Sınav kaygısının nedenleri

Yüksek beklentinin sınav kaygısını artıran önemli nedenlerden biri olduğunu söyleyen Ülger;

"Sınav kaygısının pek çok nedeni vardır. Bunların başında yüksek beklentiler gelir. Ailelerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin kendilerinin yüksek başarı beklentileri, kaygı seviyesini artırabilir. Ayrıca, geçmişte yaşanan başarısızlık deneyimleri de öğrencilerin kaygısını tetikleyebilir. Mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip olan öğrenciler, sınavlarda hata yapmaktan korktukları için daha fazla kaygı yaşayabilirler. Yetersiz hazırlık da önemli bir neden olarak karşımıza çıkar; yeterince çalışmadığını düşünen bir öğrenci, sınavdan önce yoğun kaygı hissedebilir." dedi.

Meditasyon nasıl yapılır? Meditasyonda karanlık odaya mı kapanmalıyız? Meditasyon nasıl yapılır? Meditasyonda karanlık odaya mı kapanmalıyız?

Sınav kaygısının belirtileri nelerdir?

Sınav kaygısının duygusal ve fiziksel olarak belirtileri olduğunu ve konsantrasyon güçlüğüne neden olduğunu belirten Harun Ülger söyle devam etti;

"Sınav kaygısının belirtileri fiziksel, duygusal, bilişsel ve davranışsal olarak sınıflandırılabilir. Fiziksel belirtiler arasında hızlı kalp atışı, terleme, mide bulantısı ve baş ağrısı bulunur. Duygusal belirtiler, endişe, korku ve panik gibi duyguları içerir. Bilişsel belirtiler ise dikkat dağınıklığı, konsantrasyon güçlüğü ve olumsuz düşünceler olarak kendini gösterir. Davranışsal belirtiler ise kaçınma davranışları, aşırı çalışma veya tam tersine çalışmaktan kaçınma gibi davranışları içerir."

Sınav kaygısını yönetmenin yolları

Düzenli uyku, dengeli beslenme, egzersiz, meditasyon ve yoganın zihni sakinleştirdiğini ve stresi yönetmeye yardımcı olduğunu vurgulayan Uzman Psikolojik Danışman Harun Ülger;

"Sınav kaygısını yönetmek için çeşitli stratejiler uygulanabilir. Bunların başında düzenli ve planlı çalışma gelir. Günlük, haftalık ve aylık çalışma planları oluşturmak, öğrencilerin zaman yönetimini iyileştirir ve kaygıyı azaltır. Fiziksel sağlık da önemli bir faktördür. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve egzersiz, genel kaygı seviyesini düşürür.
Nefes egzersizleri ve meditasyon da etkili yöntemler arasında yer alır. Derin ve kontrollü nefes almak, kaygı anında sakinleşmeye yardımcı olur. Meditasyon ve yoga ise zihni sakinleştirir ve stresi yönetmeye yardımcı olur. Pozitif düşünme ve kendi kendine konuşma da önemli stratejilerdendir. Olumsuz düşünceler yerine olumlu ve yapıcı düşünceler geliştirmek, öğrencilerin özgüvenini artırır.
Gerekirse profesyonel destek almak da sınav kaygısını yönetmede etkili olabilir. Psikolojik danışmanlık, kaygı yönetiminde profesyonel yardım sunar. Sınav kaygısı üzerine düzenlenen destek grupları ve atölyeler de öğrencilerin benzer sorunları paylaşarak çözüm yolları bulmalarına yardımcı olabilir." dedi.

Sınav kaygısında ailenin rolü nedir?

Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerin bu kaygıyı yönetmede ailenin önmeli olduğunu söyleyen Ülger, ailelerin  aşırı beklenti içerisinde olmaları ve bunu çocuğa hissettirmeleri ve baskıcı tavırlarının  çocukların kaygı seviyesini artırdığını, performanslarını olumsuz etkilediğini söyleyerek aileleri bu konuda özenli olmaya  davet etti.

Harun Ülger;

"Ailelerin ilk ve en önemli görevi, çocuklarına destekleyici bir ortam sağlamaktır. Sessiz, rahat ve dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir çalışma alanı oluşturmak, çocuğun konsantrasyonunu artırır. Ayrıca, düzenli bir çalışma programı oluşturmalarına yardımcı olmak ve bu programa saygı göstermek, öğrencilerin daha verimli çalışmasını sağlar. Çocuklarına moral ve motivasyon desteği vermek, ailelerin diğer önemli bir görevidir. Olumlu geri bildirimlerde bulunarak, çocuklarının çabalarını takdir etmek ve onları cesaretlendirmek, özgüvenlerini artırır. Çocukların sınav kaygısıyla baş etmelerinde en büyük destekçilerinden biri olarak, onlara her zaman inandığınızı göstermek, streslerini azaltmaya yardımcı olabilir. Aileler, çocuklarının fiziksel sağlığına da özen göstermelidir. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli egzersiz, öğrencilerin hem fiziksel hem de zihinsel sağlıklarını korur. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, genel kaygı seviyesini düşürür ve öğrencilerin sınavlara daha iyi hazırlanmalarını sağlar. Ailelerin, çocuklarından beklentileri konusunda gerçekçi olmaları gerekmektedir. Aşırı beklentiler ve baskılar, çocukların kaygı seviyesini artırır ve performanslarını olumsuz etkiler. Başarısızlık durumunda bile destekleyici ve anlayışlı olmak, sınavın hayattaki tek başarı ölçütü olmadığını vurgulamak, çocukların üzerindeki baskıyı azaltır. Son olarak, empati ve anlayışla yaklaşmak, çocukların sınav kaygısıyla baş etmelerinde önemli bir rol oynar. Onların duygularını anlamaya çalışmak ve ihtiyaç duyduklarında yanlarında olmak, kendilerini güvende hissetmelerini sağlar. Duygusal destek, sınav kaygısını hafifletmede büyük bir etkiye sahiptir.
Sınav kaygısı, öğrenciler için zorlu bir süreç olabilir, ancak ailelerin destekleyici ve anlayışlı yaklaşımları, bu süreci daha yönetilebilir kılabilir. Aileler, çocuklarına sağladıkları destek, moral ve motivasyon ile onların sınav kaygısını yönetmelerine yardımcı olabilirler. Destekleyici bir ortam sağlamak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek, stres yönetimi tekniklerini öğretmek ve gerektiğinde profesyonel yardım almak, sınav kaygısını azaltmada etkili yollardır. Empati ve anlayışla yaklaşılan çocuklar, sınav kaygısını daha rahat aşabilir ve akademik başarılarını artırabilirler."dedi


 

Muhabir: DERYA ÖZTÜRK