Değerli dostlarım hepinize selamlar saygılar sunuyorum.

Manisa'da bütün partiler seçim hazırlığı içindeler. Yönetimleri kenetlenmiş, bir fabrika gibi harıl harıl çalışıyorlar.
İktidar partisi, AKP kaç yıllık iktidar yine de parti yönetimi ve üyeleri sahada ilk günkü gibi tavizsiz çalışmalarına devam ediyorlar. Ekonominin kötü görüntüsünün bilincindeler fakat mazot yüz lirada olsa yine biz en iyi siyasal hareketiz tavrını takinmaya devam ediyorlar. Dünya siyasi tarihine geçecek bir ortama sahip AKP, bunca eksiye rağmen lidere olan bu bağlılık ve inanmışlığın ana kaynağı nereye bağlanıyor bilinmez fakat takdirde etmeden geçemeyeceğim.

MHP iktidar ortağı büyükşehir belediyesi ellerinde ve onlarda AKP gibi bir kenetlenme içerisinde. Her ne kadar dava duygusu rafa kalkmış olsa da Cengiz Ergün'ü yeniden başkan seçtirmek adına ellerinden gelenin fazlasını yapıyorlar.

Belediyenin imkanlarını da seferber edince muhalefet partileri adına karşı konulması zor bir güç ortaya çıkıyor. O kaymaklı iktidar nimetleri onlara tatlı gelmiş durumda ve bunun değerinin farkındalar.

Öte yandan Cumhur ittifakının Manisa milletvekilleri ilçelerde kalıp çalışmaya katkı sunuyorlar bu da ekstra itici bir güç olarak ön planda. Öte yandan Ankara'nın tüm vekilleri denetlediğini gün gün rapor aldığını öğrendim. Bu perspektifle çalışmalar her gün tüm hızıyla devam ediyor.

Gelelim Cumhuriyet Halk Partisine. Onlarda iktidar partisi olmasalar da belediyenin kendilerinde olması CHP yönetimini iktidara taşımak için araç olacağının farkındalar. Amaçlarına ulaşmak ve seçimde mutlak galip gelmek için daha çok çalışmaları gerekli. Kazanma bilinci ile yönetimleri, milletvekilleri bir bütünün parçası görünümünde ve gece gündüz sahada olduklarını gözlemliyorum.

Sahanın en gerçekçi partisi CHP görünüyor. Çünkü projeleri olağan hayata çok uygun ve uçuk yapılamayacak projeler değil. Seçmenlerle yaptığımız konuşmalarda bunu doğrular nitelikte fakat siyaset 24 saatte değişir yağmur yağar sel gelir bütün emekleri alır götürür. Bunun farkında olmakta fayda var diye düşünüyorum. Çünkü karşılarındaki Cengiz Ergün cidden güçlü bir rakip.

Onun için çok dikkatliler, on düşünüp bir karar veriyorlar. Kelimeleri cımbızla seçiyorlar.

Gelelim Manisa'da Üçüncü durumda olan, İYİ partiye.

Merkezde algı yaparak kendisini başarılı göstermeye çalışan parti yönetimi dar kadro ile sosyal medyayı iyi kullanıyorlar fakat realitede oy oranı üçüncü sırada. Buna rağmen kendilerini birinci lanse etmeleri de siyasetin ayrı bir garabeti maalesef. Anketlerde ve sokakta ciddi kan kaybı yaşadıkları ortada ve sokağın nabzını hisseden ve siyaseti okuyan tecrübeli kurtlar bunu görüyorlar.

Hem il yönetimlerinde hem de ilçe yönetimlerin de partinin yönetimleri iflas etmiş durumda. Yer yer sosyal medyaya ve ulusal medyaya da yansıyor bu durum. İstifalar yoğun şekilde devam ediyor. Meclis üyesi için istifa edenler var, kızıp ayrılanlar var. Gölmarmara gibi bir ilçede kapıya kilit vuruldu. Akhisar ve Kula yönetimlerinde büyük kaos hakim. Akhisar'da İYİ Parti meclis üyesi istifa etti keza Manisa Yunusemre Belediyesinde iki meclis üyesi adayı istifa etti aslında bunun sonucunda il ve ilçe başkanlıkları kanunen düşmüş olmalı. İlçe seçim kuruluna dilekçe sunulur ise hukuk işleyebilir. Öte yandan  partiye gönül vermiş kuruluşundan bugüne emek vermiş insanların hak ettiği değeri görememeleri, il başkanı Ali Zafer İksir'in nepotizm temelli yönetimi durumu daha da zorlaştırmakta. Tartışmalar çok ama bunlara aldırış etmeyen duyarsız bir il başkanı ve arada bir Manisa'ya uğrayan milletvekili var. Hal böyle olunca toparlamak pek mümkün gözükmüyor. Bu sebeplerden dolayı İYİ Parti Manisa'da kayıp.

Bir hususta şu ki merkez iki ilçe başkanları çok yetersiz durumdalar. Hiç ama hiç ağırlıklarını koyamadıkları için meclis üyeleri sıralamasında partiye emek veren insanlara sahip çıkamadılar. İYİ Parti karınca yuvası gibi girenler çıkanlar, istifa edenler herşey  karma karışık.

Bazı meclis üyeleri küsüyor konuşuyor yine de devam ediyor çalışmalara. Bazıları ise çalışmalara hiç gitmiyor. Bazılarının listede olmasına rağmen kendi partisine oy vermeyeceğini sağda solda konuşmaları, İYİ partiyi seçmen nezdinde zayıf duruma düşürüyor.

Bunların baş sorumlusu il başkanının zamanı ve durumu idare edememesi.

Sadece meclis üyesi sıralamasında birinci sıralara kendi adamlarını yazdı gerisini başkan adaylarına bıraktı.
Başkan adaylarıda Parti'nin kuruluşunda olmadıklarından sonradan geldikleri için kendilerine yakın insanlarla hareket etmeye başlamaları parti yönetiminde ve emektarlarda rahatsızlık yarattı.
Sözlerini geçirecekleri, insanları meclis üyesi yaparak yollarına devam ediyorlar.
Şehzadeler adayının ekibi çoğunluğu böyle.

Yunusemre nin ekibi bir nebze iyi ama ilk beşi tamamen ranta dayalı partilerine birgün bile katkı sunmamış kişilerden oluştuğu için partiye emek vermiş kişilerin tamamı demiyelim ilk sıradaki aday her devrin adamı başta kim varsa onun teknesine binen kişilik. Herkesin adamı, emlak işini ve paranın kokusunun olduğu yeri iyi koklayan bir kişi olduğundan yine listeye girdi. Diğer parti emektarları seçilecek sıralamada bile değiller.

Aslında isim isim yazmak gerekli ama olmaz. Yinede seçilene kadar başkan adayı onlara mavi boncuk dağıtmıştır.
Seçilirse eğer, o arkadaşlara ne der biliyormusunuz? Havada bulut sen bunu unut. Hallederiz sen benim abimsin,sen benim kardeşimsin der mazbatayı aldığı gün, kurtlar vadisi sahneleri yunusemrede film setinde olur.
Durum bu iken başarı sağlanır mı? Zaman gösterecek.
Şehzadelerin durumu steril ama net değil.

Geçenlerde canım sıkıldı Turgut Özal mahallesine gittim dostlarım o mahallede yaşıyor. Siyaset üzerine konuştuk biraz bana anlattıkları ilgi çekiciydi. 2000 bin geçkin oylarının olduğunu söylediler ve tek tek açıkladılar düşüncelerini. Adayların analizini bile bana yaptılar. Kendisi aslen Ağrılı ve uzun süredir Manisa'da yaşıyor. Artık Manisalı diyebiliriz aslında. Bu abimizin tespitlerini sandık açıldığı gün takip edeceğim. Bu hafta Nurlupınar, Kazım Karabekir mahallelerinde dostlarımla akşam çayı içip, Balıkesirli kardeşlerimize uğrayıp Manisa'da siyasetin nabzını sahada ölçüp sizlere yazmak istiyorum.
Sağlamasını yapmak adına da seçimden sonra bir araya gelip tekrar konuşacağız.

Kazın ayağı mı, ördeğin sesi mi yoksa kartalın pençesi mi hep birlikte 31 Mart'ta görmüş olacağız.

Kalın sağlıcakla.